Kişinin çeşitli majör nedenlerle veya kendini daha iyi tanımak istemesi, ufak ancak kendisini öyle yada böyle etkileyen durumlar veya süreçler hakkında farkındalık kazanmak istemesi gibi sebeplerle terapi sürecine başlamaya karar vermesinin ardından terapistini seçme süreci başlayacaktır.

Terapistini seçerken insanlar sıklıkla neye önem vermesi gerektiğini, neyin kendileri için önemli olduğunu karşılaştıkları birçok bilgi ile daha da karıştırabiliyorlar. Bu noktada temel olarak değerlendirilmesi gereken incelenen terapistin lisans eğitimidir. Terapistin lisans eğitimi ruh sağlığı alanında olmalıdır. Yani seçilen kişinin psikolog, psikolojik danışman veya psikiyatr olması gerekmektedir. Psikiyatr ünvanı için tıp eğitimi sonrasında psikiyatri alanında uzmanlık yapmak gerekmektedir. Eğer incelediğiniz aday psikolog veya psikolojik danışman ise psikoloji veya psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisans eğitimi temel gereklilik olmakla birlikte sonrasında lisansüstü eğitim durumunu da inceleyebilirsiniz. Lisansüstü eğitim ile hizmet verilen alanın paralel olması da önemli bir detaydır.

Bu kısımdan sonrasında birçok farklı kurumlardan ve uzmanlardan alınan ekstra eğitimler görmeniz de oldukça olasıdır. Peki bu durumda neye bakmak gerekecek? Terapistin birçok alandan birçok eğitim almış olması mı yoksa belli bir alan veya yaklaşımda çalışmalarını sürdürüyor olması mı iyidir? Burası terapi sürecine başlayacak olan kişinin düşüncesi ile oldukça alakalı bir kısım. Sürece başlayacak olan kişi bu kısma karar verdikten sonra incelediği terapistin yaklaşımını, aldığı ekstra eğitimleri mutlaka incelemelidir. Yetkin kişi ve kurumlardan alınan eğitimler sürecin daha sağlıklı ilerleyebileceği yönünde bir işarettir. Bu eğitimlerin yanı sıra incelediğiniz terapiste kendi terapi sürecinden geçip geçmediğini de sorabilirsiniz. Kendi terapi sürecinden geçmiş veya bu sürece devam eden terapistler daha iyi bir seçim olacaktır.

Bir diğer önemli kısım ise günümüzde oldukça yaygınlaşan online görüşmeler. Sürece yeni başlayacak olan çoğu kişi online görüşme yapmak istememekte, aynı mekanı paylaşmanın daha iyi bir bağ kurulmasını sağlayacağını hissetmektedir. Bu noktada unutulmaması gereken destek alınan kişi ile kurulan bağ fiziksel olarak aynı mekanı paylaşmaktan ziyade, süreci paylaşmaktan geçmektedir. Online görüşmelerde de yüz yüze görüşmelerde olduğu gibi bir diyalog ve sağlıklı bir dinamik yakalamak mümkündür. Tabi sürece başlayacak olan kişinin dinamikleri de burada belirleyici olacaktır. Ağır psikiyatrik durumlar gibi durumlarda ise online terapi, yüz yüze terapinin yerine geçememektedir. Yapılan çalışmalar mevcut şartlarda bu tabloyu göstermektedir.

Tüm bunlarla birlikte detaylı bir inceleme sonucu karar verilen terapist ile birlikte çalışmaya başladıktan sonra umuyorum ki verimli ve güzel bir süreç başlayacaktır. Ancak her ne olursa olsun, terapist ve danışan arasındaki ilişki bir çok dinamiğe bağlıdır ve biriciktir. Terapistinizin eğitimi, donanımı gerçekten içinize sinmiş olsa dahi, hatta terapistin diğer danışanları ile çok güzel ilerlemeler kaydetmiş olduğunu referans almış olsanız dahi sizinle olan süreçte verim alamadığınızı, beklediğiniz ilerlemelerin gerçekleşmediğini düşünüyorsanız bu durumu mutlaka seansa götürüp, terapistinizle görüşmeniz fayda sağlayacaktır.

E. BATUHAN CAN

Psikolog